Ayçiçeği

Herkese merhaba. Ben ‘ayçiçeği’. Aslında bu yazıyı gönderip göndermemek arasında çok kararsız kaldım. Çünkü bu tarz konuları konuşmaya çekinirim. Bana bu yazıyı yazmamda ilham olan “küçükharf” ‘e minnetlerimi sunuyorum. Yazdığı hikaye beni etkileyip, geçmişe götürdü. Hikayelerimiz o kadar benzer ki.. gönül isterdi ki daha farklı, daha güzel bir hikayede benzerlik gösterseydik onunla ama maalesef bu olayları yaşamışız ikimizde ve birçoğumuz belkide. Uzatmadan konuya girmek istiyorum. Ben 9 yaşlarımda dayımlar bizim mahalleye taşınmışlardı. Çok mutluydum çünkü onları birkaç senedir görmüyordum kuzenlerimle o kadar iyi anlaşırdık ki özellikle de en küçük olan, hayatımı karartan ve benden oyunlarımı çalan o adamla. Çok daha küçükken beni prensesim diye severdi. O kadar çok hoşuma giderdi ki kendimi hep prenses olarak hissederdim onun yanında. Bizim mahalleye taşındıkları zaman birbirimize sık sık gelir giderdik. Yalnız kaldığımız zamanlarda bana yaklaşırdı eskisi gibi saçlarımı okşardı ve bana güzel sözler fısıldardı. Hep çok güzel olduğumu söylerdi sevinirdim bende sarılırdım ona hiç rahatsız olmadan. Bir zaman sonra yakınlaşmaları artmaya başladı. Başlarda rahatsız olmuyordum ama zamanla daha çok yaklaşmaya ve vücuduma dokunmaya başladı. Bilgisayardan oyun oynadığımızda kucağına oturtturur, kendini bana sürterdi. İnsan küçükken anlamıyor tabi ona neden ikide bir kıpırdıyorsun dediğimde bacağının ağrıdığını, rahat edemediğini söylerdi kalkmaya yeltendiğimde ise ağrımıyor tamam otur der kalkmama izin vermezdi. Hiç unutmuyorum bir gün teyzemler bize gelmişti hep beraber geceye kadar kuzenlerimde oturuyorduk ve ben koltukla uyuya kalmışım. Üstümün örtündüğünü hissettiğimde gözlerimi açtım ve o gözlerimin içine baka baka üstümü örtme bahanesi ile elini bacak arama soktu. Herkesin içinde olmasına rağmen hiç korkmadan bana dokundu. Hemen gözümü kapattım bende korkmuştum çünkü en çokta utanmıştım. Biri görürde bana kızar diye. O zamanlar be yaptığını tam olarak anlamasan da kötü hissedip, yanlış bir şeyler olduğunu anlıyor insan. ve bir gün hasta olduğumda yanıma gelmişti. Evde onun sesini duyduğum için hemen uyuyormuş gibi yapmaya başladım. Onu görünce ister istemez korkuyordum çünkü son zamanlar da o kadar çok dokunmaya başlamıştı ki kötü hissediyordum. Anneme söylemeye bile korkuyordum. Hem ne söyleyecektim ki? Abim beni öpüyor? Bana sarılıyor? Bana kızarlar diye düşünüyordum çünkü bunu kardeşime de yapıyordu. Belki kızıyorsunuzdur ne alaka diye ama korkuyordum ve çok utanıyordum neyden korktuğumu bile bilmiyorken aileme ne diyebilirdim ki? Uyumadığımı anladı tabi korkudan titriyordum ve kirpiklerimi kıpırdatıp kıpırdatıp duruyordum. Kulağıma eğildi ve bir kaç saniye öptü yanaklarımı kendimi o kadar çok sıkıyordum ki nefesini hissetmek midemi bulandırıyordu. Bana, benimle evcilik oynadığını, onun koca ve benim de karısı olduğumu söyledi. Karı kocanın neler yaptığını biliyor musun güzelim? Merak etme ben sana öğreteceğim dedi. Cümleleri hâlâ aklımda. Her dokunduğunda oyun oynadığımızı ağladığım için bana ceza vereceğini söylerdi. Anneme söylersem evcilik oynayalım diye tutturduğumu, beni kıramadığını söyleyecekmiş. Çok korktum size yemin ederim çok korktum. Annem bana kızar diye, oyun oynadığım için bana kızar diye o kadar çok korktum ki. Bir daha da oyun oynayamadım yan komşumuz ikiz iki kardeşti sanırsam benden de iki yaş küçüktüler ve her evcilik oynadıklarında o kadar çok ağlardım ki anneleri onlara kızardı beni de oyuna almaları için. Kadın beni her gördüğünde ağlama gel sende oyna derdi. Kıza gidip kardeşin seni öpüyor mu diye sorardım. Psikolojim bozulmuştu ve normal oyun oynayan herkesi görünce bile tuhaf oluyordum. Bir gün kızkardeşimi öptüğünü görünce acaba bana yaptıklarını ona yapıyor mu diye düşünmeye başladım çok korkmuştum o daha çok küçüktü sadece 4 yaşındaydı. O yaştaki kızdan ne isterdiki bir insan? Kardeşime her sarıldığında ona kötü kötü bakar bırakmasını beklerdim. Beni umursamazdı o yüzden onu kucağına her aldığında yanına gider bana sarıl derdim. Onları kapı arkasından izler kardeşime bir şey yapıyor mu diye bakardım. Geceleri hep ağlardım. Benim yüzünden ona bir şey yapar diye, gidip anneme hiç bir şey söylemeyecek kadar korkak olduğum için kendime hep, sen kötü bir ablasın, sen kötü bir ablasın diye kızardı. Bana bir gün onu kıskanmam gerektiğini benim ilk göz ağrı olduğumu ve sadece beni sevdiğini söyledi. İnsan bu cümleyle nasıl sevinebilir? Nasıl mutlu olmuştum. Kardeşimi gizli gizli köşeye çeker ona sorardım seni öpüyor mu diye? Ona dokunmuyordu ve mutluydum. Sonra fen ödevim için onun evlerine gitmiştik ama kitaplarımı unuttuğum için bizim eve tekrar geri döndük. Çok yorulduğunu biraz dinlenmek istediğini söyledi. Kollarını açtı yatmak istemediğimi söylediğimde ödevini yapmam diye beni tehtit etmişti. Mecburen yattığımda kendini bana sürtmeye başladı koltuktan kalkacağımda bana kızıp rahat durmamı söyledi.fermuarının sesini duydum pijamamı indireceğini ve uyuyormuş gibi yapmam gerektiğini söyledi bir an ağlamaya ve yapma diye bağırmaya başladım. O da tamam yapmayacağım dedi ve ağzımı tuttu. Kendini bacak arama koydu ve ileri geri hareket etti eğer devam ederse onu anneme söylemekle tehdit ettim. Çok ağlıyordum ona bırakması için yalvardım çok korktuğumu ve onu anneme söyleyeceğimi söyleyince beni yere itip kalktı ve eğer birine söylersem beni döveceğini söyledi. Zaman sonra yanıma yaklaşmayı bıraktı kolumdaki morlukta geçti ama onun yaptıkları ruhumda yara kaldı. Bende bıraktığı izler hep kaldı. Onun yüzünden saçlarımı kestim bir daha sevmesin diye. Annem bana o kadar çok kızmıştı ki… makasla kulağımı yaralamıştım. Çocukluğum onun pislikleri altında geçti. Kendimden utandım, ve herkesten korktum. Bir kaç sene sonra taşınıp gitti ama korkularım hep bende kaldı. Büyüdüm. Artık 17 yaşındayım. Üniversite sınavı için hazırlanıyorum ve hayatım yoluna koymaya çalışıyorum. Biraz uzun bir yazı oldu kusura bakmayın ama bunu herkes okusun herkes görsün istiyorum. Yıllarca bedenimden utandım ve kendimden nefret ettim. Kendinizi sevin. Kendinizi çok sevin ve çocukluğunuzu kucaklayın. Ona sıkıca sarılın. Eğer geçmişe gidebilsen kendime; hiç bir şeyin senin suçun değildi. Hiç bir şeyden korkma ve utanma. Utanılacak bir şey yapmadın. Utanacak olan sen değilsin yanlış hiç bir şey yapmadın. Kaldır başını, dik tut omuzlarını sen sadece sadece çocuksun çok güzel bir çocuksun. Kendini sev, bedenini sev çünkü sen tertemizsin yemin ederim ayçiçeği o kadar temizsin ki artık vücuduna eziyet etmeyi bırak. Ve unutmadan uzun saç sana çok yakışıyor. Her bir telini ayrı ayrı sevdiğini biliyorum. Eskisi gibi uzat onları. Bırak dalgalansın rüzgarda aynı sevdiğin gibi.
Seni seven ben.
Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Lütfen sizden tek ricam korkmayın. Korkmayın ve sesinizi çıkarın. Bağırın bildiğiniz kadar bağırın çünkü siz utanılacak bir şey yapmadınız.
Sizleri seven, kucaklayan Ayçiçeği.
Sağlıkla kalın.

Views:
1431
Article Categories:
My Story Says

Bir cevap yazın