Aynaya Baktığında Bir Gökkuşağı Görmelisin

Aynanın karşısında ne görmek istiyorsun? Yeşil gözler, kiraz dudaklar, sarı saçlar, uzun boy… 
Peki ne görüyorsun? Kahverengi gözler mi? Bunlar tamamen önemsiz. Aynada düşüncülerimiz ve duygularımızın yüzümüze yansımasını görmeliyiz.  Duygularımız bazen özlemdir. Bazen ağlatır, bazen de bir tebessümün nedenidir. İçimizde yüzlerce duygu saklarız. Aynı gökkuşağının içinde bir rengin tonlarını sakladığı gibi.

Utandığımızda gökkuşağımızdan kırmızı rengini çalar yüzümüz mesela. Sevindiğimizde  ise sevdiğimiz bir renk oluruz. Yeşil, kırmızı, mavi, mor… Hiç farketmez. Hepsi bizim değil mi? 

Pekala gökkuşağımızın parıltısını neye borçluyuz?
Tabii ki düşüncelerimiz. O parlaklığı ile gökkuşağına parıltısını veren odur. 
Çevremize verdiğimiz enerjinin duygularımız ve düşüncelerimizden kaynaklandığını moralimiz bozukken “Nasılsın, iyi misin?” veya “Solgun görünüyorsun.” sözleri ile anlayabiliriz. Solgun olan yüz solgunluğumuz değildir aslında. Gökkuşağımızın renkleridir. 

Demem o ki biz düşüncelerimiz ve duygularımız ile biziz. Hislerimiz ve düşüncelerimiz olmasa gözlerimizin veya saçımızın renginin ne önemi kalır?

Gökkuşağının renkleri hep parıldasın, hiç solmasın.”

Yazan: Sudenaz Çeliktaş 

Views:
13928
Article Categories:
Sizlerden Gelenler

All Comments

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla