Hayat Size Limon Verdiğinde,Yalnızca Limonata Yapmayı Kabul Etmeyin.

Çok meşhur bir laf vardır, bilirsiniz belki; ¨Hayat sana limon verirse,limonata yaparsın.¨

Peki verilen limon, yalnızca limonata yapmamıza mı yarar? Bence hayır. O limonun çekirdeklerini çıkarıp, ekip, bakıp, büyütüp bir limon ağacı elde etme şansı da verilir bizlere. Yalnızca görmeyi isteyen görebilir bu fırsatı. 

Bu örneği veriyorum çünkü bu örnek aynı zamanda bakış açısına göre olayların nerelere gelebileceğinin bir örneği.

Dışarıdan baktığınızda sadece suyu çıkartılıp limonata yapılabilecek birkaç limon da görebiliriz. Ya da içini açıp, bakıp ağaç olma potansiyeline sahip olan minicik çekirdekleri görebilir, tıpkı onların çimlenişi gibi hayallerinizin de kafanızın içinde çimlenme olasılığını fark edebilirsiniz. Ne hayat ne Dünya pencerelerimizden gördüğümüz kadarından ibarettir.

Hayat geniştir, Dünya ise devasadır. Onları görmeye ya da anlamaya pencereden bakmak yetmez. Hayat ve Dünya köşe bucak didiklenmelidir. Sonunu görene kadar gidilmelidir. Gidilmelidir ki; tecrübeler sonucunda o yolun ne denli sonsuz olduğunu öğrenebilelim. Sınırlar iyidir ama sınırlar sizi hapis tutmaya başladığında artık o sınırın son kullanım tarihi geçmiş sayılır. Yeni sınırlar çizilmesi gerekir bir süre sonra. Çünkü bizler büyüdükçe sınırlarımız da şekil değiştirmelidir. Bunu örneklendirmek çok kolaydır. 9 yaşındayken yapabileceklerinizin büyüklüğü ile 29 yaşındayken yapabileceklerinizin büyüklüğünü birkaç saniye kıyaslamanız anlamanız için oldukça yeterli olacaktır.

Su birikintisinin yağmur aldıkça zaman içerisinde bir su birikintisi olmaktan çıkıp önce minik bir gölet sonrasındaysa koskocaman bir göl olabileceğini düşünmenizi istiyorum sizlerden.

Siz, su birikintisisiniz başlangıçta.

Sonrasında ise zaman akıyor, insanlar giriyor çıkıyor hayatınızdan, tecrübeler gitgide artıyor. Ve siz, bir su birikintisinden devasa bir alan boyunca süren bir göl haline geliveriyorsunuz. Hayat en sıradan insan için bile önüne çıkardığı zorluklar beraberinde olağanüstü bir kader hazırlarmış. Ama herkes o olağanüstü kaderle tanışamıyor ne yazık ki. Bazıları içinde yüzdüğü denizde dalgalarla savaşmayı değil de, dalgaların onları götürdüğü limanlarda kalmayı tercih ediyor. Ve olağan olanı kabul edip, kendi maceralarından vazgeçiyorlar.

¨Zorluklar çoğu zaman sıradan insanları olağanüstü bir kadere hazırlar.¨diye bir söz söylenmiş zamanında. Kaderinizin nasıl yazılacağını belirleyen kişi siz olduğunuzdan dolayı zorluklarla nasıl savaşıp başa çıktığınız veyahut savaşıp savaşmamayı seçiyor oluşunuz kaderinizin olağan mı yoksa olağanüstü mü olacağını belirleyen faktördür.

Hayat ne kadar kabullenemesek de bir okuldur ve sınavları vardır. İnsanlar ikiye ayrılır bu perspektifte; sınavı geçenler ve geçemeyenler. Yarısı su dolu bir bardağa baktıklarında dolu tarafı görebilenler genelde hayatın sınavlarını geçerler. Çünkü o bakış açısındaki insanlar dünyayı diğerlerinden bir tık farklı görürler. Onlar, sınavları sonucu ödüle giden bir yol olarak görürler ve kimisi kurnazlıkla kimisi de dürüstlükle o yolda yürür ve hayatın sınavlarını geçerler.

Aynı bardağa baktıklarında yalnızca suyun eksik, yarım, bardağınsa boşluğunu görenler ise sınavı geçemezler. Duvara toslarlar. Aslında bu örnekler optimistlik ve pesimistliğin en genel tanımıdır. Verdiğim limonata örneğinde de, bardak örneğinde de beynin ve bakış açısının verdiği tepkiler, içine girdiği duygudurumlar aslında Optimist bakış açısı ile Pesimist bakış açısının en ayrıştırıcı özellikleridir. Hayata nasıl baktığınız kaderinizin ağları örülürken pek çok şeyin belirleyicisi olur. Her şeyden önce kim olduğunuzu söyler. Kararlarınız,yolunuzun gidişatı, atacağınız adım da dahil olmak üzere her şeyi etkiler bakış açınız.

O yüzden hayat size limon verdiğinde yalnızca suyu sıkılacak birkaç limondan ziyade, o limonların içlerindeki potansiyeli görün; o limon çekirdeklerinin yanlarına hayallerinizi de gömün.

Özetle Peters diyor ki: Pencerenizin dışına da bir göz atın, geçen kuşların gelip gidişini değilde; onların kanatlarında uçuşunuzu izleyin.

Bugünlük benden bu kadar, esenlikle kalın.

Views:
2197
Article Tags:
Article Categories:
Yaşam Stili

All Comments

Bir cevap yazın