İhtiyacın olan gücü bulman için buradayım!

Hayata ilk adımlarımızı atmaya başladığımızda, dünyaya yalnız başımıza ilk adımımızı attığımızda
çoğumuz biraz ürkek yaklaşırız her şeye. Ürkek yaklaşmamızın tam zıttı olaraksa her şeye merakla
bakar, her şeyi öğrenmek, tanımak isteriz. Tıpkı yeni yürümeye başlayan bir çocuk gibiyizdir bir nevi
aslında. Gördüğü tüm şeylere merakla ilgiyle bakan dokunmak isteyen bir çocuk gibi… Ama bir
yandan da kaçmaya her an hazırlıklıdır bu çocuk. Biz de tıpkı o çocuk gibiyiz. Yeni yollar, yeni
dönemeçler, yeni tümsekler, yeşil- sarı yapraklı sokaklar, karanlık-aydınlık sokaklar… Ve hiçbirimizin
hayatı birbirinin aynısı değil. Olmayacak da. Bu hayat bizim, bu hayat bize ait. Karanlık gölgeler
çıkacak kimi zaman karşımıza, kimi zaman da elinde bir fenerle yolumuzu aydınlatmaya çalışan
insanlar. Bazen de elinde bir fener varmış gibi yaklaşıp da aslında kara birer gölge olanlar. Doğruyu
hemen göremeyebiliriz böyle durumlarda, kızmayın kendinize. Yürüdüğünüz yolun bir an önce
bitmesini bekleyerek şikâyet etmek yerine etrafınıza bakın. Yürüdüğünüz yolu tanıyın; renklerini,
tümseklerini, düzlüklerini görün, bilin. Yolun sonunu görmeye çalışmak yerine etrafınızı görün. Yolun
sonu siz görmeye çalışsanız da çalışmasanız da gelecek. Ama o yolda bir daha yürüme şansınız
olmayacak hiçbir zaman. Şu anda şikâyet ettiğiniz yolu ileride özleyebilir, geçmişe ışınlanmak
isteyebilirsiniz.
Şu an belki çok sevdiğin birini kaybettin, belki travmalarınla yüzleşiyorsun, belki önünde savaşması
güç bir durum var, belki endişe duymana sebep olan bir sınavın var, hatta belki çok kötü hatalar
yaptın, ulaşamayacağından korktuğun için yola adım atamadığın uçuk kaçık hayallerin var belki. Kızma
kendine, acımasızca davranma. Hepimizin karşısına kara gölgeler çıktı, hepimiz gücümüzün
yetmeyeceğini düşündüğümüz olaylarla yüz yüze geldik, hatalar yaptık… Bunlar bizi yıkmamalı.
Geçmişteki hatalarımız bizim şu anda öyle olduğumuzu göstermez. Yeterince güçlü hissetmememiz
gerçekten güçlü olmadığımız anlamına gelmez. Aldığımız derin yaralar kalıcı derin izler bırakmaz. Tek
ihtiyacımız olan içimizdeki gücü keşfetmek! Özümüze dönmek!
Hatalarımız olduğunda geçmişte kaybolup kendimize kızmak yerine ders çıkarıp tecrübelerimizle
uyumlu bir hayata ilk adımı atmayı başarmalıyız. Eğer kendine çok kızgınsan o ilk adımı atmak çok zor
olacak biliyorum dostum, ama yapabilirsin! İlk adımı attığında gerisi çorap söküğü gibi gelecek inan
bana. Geçmiş geçti artık, onu düşünmenin bize bir getirisi olmayacak. Şu an içinde bulunduğumuz an
da geçmeye devam ediyor. Belki geçmiş senin hataların yüzünden ağır geliyor, belki elinde olmayan
sebepler yüzünden… Ama artık hiçbir önemi yok bunun. Kalk ayağa, o defteri kapat ve yeniden kendi
hikayenin kahramanı olup sahneye adımını at!
Hayallerin için endişelenmeyi bırak. Yeterince inanca ve güce sahipsen korkma, dene! En fazla ne
kaybedersin ki? Bu yazı ihtiyacın olan gücü içinde bulabilmen için.
Belki taşıması zor, ağır acılarla baş başa olduğun bir yoldasın. Ama hepsi geçecek inan bana lütfen,
Kalbindeki o ağırlık, o yanma hissi… Hepsi geçecek. Zamana bırak, boş durma. Kendine bir hobi bul.
Herkesin iyi olduğu bir şey vardır, o şeyi bul, kendini bul. Keşfet, ara. Bulamadığında pes etme.
Vazgeçmek üzere olduğun anlar yolunun dönemeçleridir.
Çok sevdiğin birini kaybetmiş olabilirsin. Ölüm evrenin kurallarından birisi. Bunu kabul etmek zor
biliyorum, acı çekiyorsun biliyorum. Ama en azından şuna inan: Eğer onu sevginle anımsarsan, onun
bu dünyada bıraktığı güzel anıları ve izleri görürsen gözyaşlarının içindeki sevgi onun bulunduğu yeri
aydınlatır. Çünkü o da bunu isterdi: Sevgiyle ve dünyada bıraktığı güzel anılarla hatırlanmayı.

Son olarak dostum, bu yazı hayatında bir şeyleri değiştirebilmen için sana uzattığım bir eldi yalnızca.
Hayatının değişmesi, acılarının hafiflemesi için beyaz atlı prensini/prensesini beklemek yerine içindeki
gücü hissedip kendi hayatını kendin değiştirebileceğinin farkına var diyeydi. Bu yolda karşına çıkacak

kara gölgelerden de korkma! Onlar birer gölgeden fazlası değil, sadece karanlıklarını gizleyebilmek
için fazla ses çıkarma gereği duyuyorlar o kadar. Eğer sesimizi doğru zamanda, doğru yerde çıkarmayı
bilirsek toz olup un ufak olup dağılırlar. Sesini çıkarmaktan korkma, susma! Ve kendini ne zaman
yalnız, güçsüz hissedersen gelip bu yazıyı oku olur mu? Çünkü yalnız değilsin.

Yazan: Özge Özüpek

Views:
1254
Article Categories:
Sizlerden Gelenler

All Comments

  • Gelecek senin gibi genç ve aydın bireylerle inşaa edilecek. Ata bize, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bireyler yetiştirmemizi öğütledi. Henüz emekleme aşamasında olduğun bu yolda, yolunun uğrak noktalarından birinde olmanın gururu ile devam etmelisin, diyorum.🙂

    Avatar Akif Uçar 2 Ocak 2021 10:44

Bir cevap yazın