Nasılsın?

Nasılsın? Sanki yıllardır sana bu soru sorulmamış gibi hissettim ya da sorulsa da sen hep aynı cevabı vermişsin “iyiyim”. Acının dili olmaz derler o yüzden mi aynı soruya hep bu aynı cevabımız, dile getiremediklerimiz mi? Belki de iyinin tanımını bilemiyoruzdur içimizde, belki boğulmaktan konuşamıyoruz belki de çoktan boğulduk da ‘beni kurtar’ diyecek nefesimiz kalmadı. Yalan söylemekten hoşlanmazsın ama en büyük yalanı sen söylersin bozuk plak gibi içinde.

Şimdi farz et anlatmışsın bana kendini; pişmansın, terkedilensin, acı içinde kıvrılansın ya da gülüşün yüzünde hiç solmayacak bir günündesin bugün, parlayan gözlerle bakıyorsun etrafa, konuşuyoruz seninle ve sanma ki sana acıyacağım, dalga geçeceğim; tutacağım elinden birlikte birer yıldız olacağız seninle, bakacağız gece vakti yalnız odasında oturup seni izleyenlere. Evet, seni izleyenlere. Sen bir yıldızsın, gökteki en parlak yıldız, sen bazılarının umudu, kederi, acısı, tatlısının. Sen o kadar parlamışsın ki insanlar her duygusunu açmış sana. Toplamış biriktirmişsin içinde hepsini. Ve onlar dilek dilemiş senden, sen de kabul etmiş tüm umudunu, mutluluğunu paylaşmışsın herkesle. Sana kalansa keder olmuş. Hiç sönmeyen, o parlayan yıldız aslında senmişsin.

Yıldız olmak güzeldir ama o parlamanın altında hüzün, keder taşır. Eğer razıysan acınla yaşamaya devam et fakat artık yorulduysan mutluluğunu al onlardan. Dünya bencil bir yerdir, kendini düşün ve ver onlara acılarını geri, biraz da onlar parlasın.

Sen bana sorsan “Nasılsın?” diye cevabım “Coşkulu bir müziğin sözlerinde anlam bulan sancılı dinleyici.” diye adlandırırdım kendimi. Ama şimdi fark ettim ben de olmayan acıları yaşadığımı. Parlamak değil acılarımı soldurmak istiyorum artık. Sana bu yazının ne kadar yararı olduğunu bilmediğim okuyucu, umarım en azından birkaç soruna cevap bulmuş ve bu bilinmezliğin içinden çıkabilmişsindir. Her zaman kısa bir sözün bile bir başkasına pusula olduğuna inandığım, en azından bir küçük cümlenin bile hayatlarınıza ışık olmasını isterim.

Ve unutma! Sadece bir tane hayatın var, kurtar onu. Duygularını, düşüncelerini gerektiğinde yönetebilmeyi öğren çünkü çok fazla duygu var, hepsini doruklarda yaşarsan diğerlerini yaşamak için yer kalmaz. Ayaklarına, akıntıya, rüzgara izin ver, tenin de hisset hepsini. Her yenilgi yeni bir başlangıç.

Git, ayaklarının gittiği yere.

Yazan: Öykü Yılmaz

Views:
819
Article Categories:
Sizlerden Gelenler

All Comments

  • Sen iyi, hoş demişsin de ben kalkıp; hadi hayallerim, ben geldim desem, gerçekleştirmeye çalışsam, dertlerimi unutsam, geceleri o herkesin içini döktüğü yıldızdan ziyade ben bir aydedeyim, olmaz, kimse izin vermez. 🙂

    Avatar Merve G. 1 Mart 2021 21:09

Bir cevap yazın