Rüya

merhaba, adım çilek. evrenden, tanrıdan ya da nasıl adlandırırsanız; onlardan gelen işaretlere inanır mısınız? ben inanıyorum. çünkü işaret olduğunu düşündüğüm rüyayı görmeseydim şu an çok farklı şeyler yaşıyor olurdum. şimdi size yıllar önce yaşadığım ve izlerini hâlâ ruhumda taşıdığım, bir işaretle son bulmuş sayılan hikayemi anlatmak istiyorum. zamanı net olarak hatırlayamasam da 8-9 yaşlarında olduğumu düşünüyorum o zamanlar. akrabalarımızla hep iç içe yaşadık biz. buralarda akrabaları çekirdek ailenden görürsün genelde. ben de öyle görürdüm hepsini. her biri benim için abi abladan farksızdı. özellikle abim olmadığı için benden büyük erkek kuzenlerimi daha bi benimserdim abim olarak. ben onlara yaklaştıkça karşıdan birinin de bana yaklaştığını anlayamamıştım. evet; benden birkaç yaş büyük bir tanesi ne zaman başladığını, ilk karşılaştığımda nasıl tepki verdiğimi hatırlayamadığım kadar uzun bir süre boyunca taciz etti beni. ne zaman ailecek buluşsak bir şekilde yolunu bulup vücuduma o iğrenç ellerini değdirmeye başlardı, okşardı bacağımı, yanağımı sıkardı. bense sesimi çıkartmadan beklerdim sadece. sessiz, kendi halinde bir çocuk olduğum için de bunu yaşarken sesimi çıkartamazdım. bazen dokunmaktan ileriye giderdi. hatta hiç unutmadığım bir gün var: yine ailecek toplanmışız, herkes bi odada oturmuş sohbet ediyo, ben de annemin yanında sessizce oturuyorum. sonra nasıl oldu bilmiyorum; 1 dakika içinde herkes mutfağa geçti. o kadar hızlı oldu ki sanki planlanmış gibiydi. odada sadece ben ve o kaldık. başıma gelecekleri anlayarak oturduğum yerden kalkıp kapıya koşmaya başladım ki beni koltukaltlarımdan tutup havaya kaldırdı, aletini kalçamın hizasına getirdi ve sürtünmeye başladı. o sırada sessizce koca ellerinden kurtulmaya çalışıyordum. çırpınıyordum, ayaklarımı sallıyordum ama işe yaramıyordu. en sonunda tekmem geriye doğru savruldu ve bacağına geldi, acıyla beni bıraktı. bense nefes nefese odadan çıkıp, dolmuş gözlerimi silerek hiçbir şey olmamış gibi yan odadaki annemlerin yanına gittim. kimse bir şeyin farkında değil gibiydi. ben de bir şey olmamış gibi numara yapmaya devam etmek zorundaydım. bu günler böylece sürüp gitti ve ben kimseye anlatamıyordum. ilk kez birine anlattığımdaysa şunlar olmuştu: çok samimi olduğum bir kuzenim var (ayda diyelim ona), onlarla aynı şehirde olmadığımız için pek sık görüşemiyorduk, buraya geldiklerinde de ben onların kaldığı evde kalıyordum genelde. yine öyle olmuştu ama o gün onlar için kalan tek ben değildim, o iğrenç kişi ve ailesi de kalmıştı. ben, ayda ve o oyun oynamaya başlamıştık. ben ve ayda ondan kaçıyorduk, o da bizi yakalayıp gıdıklamaya (!) çalışıyordu. ben zevk almıyordum bu oyundan çünkü yine aynı şeyin olacağını biliyordum ama aydanın eğlendiğini gördükçe onun için oynuyordum. ya da oynamaktan çok sadece kaçıyordum. bana siper olsun diye de koca minderle koşuyordum. en son yatağa oturdum önümde minderle, soluklanıyordum. bir anda üstüme eğildi, aydaya oyun oynuyormuşuz gibi göstererek kalçamı sıkmaya başladı, artık dayanamadım ve omzunu tüm gücümle ısırdım. ayağa kalktı ve “ama bak oyunda ısırmak yok” dedi, ben de gözlerim dolu dolu aydaya “benimle gel” diyerek diğer odaya koştum. o sırada utana sıkıla anlattım her şeyi aydaya. ondan uzak durmasını söyledim. gerçi en fazla 10 yaşındaydık, ne yapabilirdik ki durdurmak için? annelerimize söyleyemedik. o günden sonra ayda da ondan uzak durmaya başladı ona bir şey yapmamasına rağmen. zaten benim sesimi çıkartamayacağımı, aydanınsa dobra olduğunu bildiği için beni seçmişti iğrenç herif. aydaya anlatınca üstümden bir yük kalkar diye düşünmüştüm ama olmadı, hâlâ aynı yük altında eziliyordum. ve sonunda benim için gönderilen işaretle her şey farklılaştı. gördüğüm rüyada tüm aile toplanmış, konuşuyorlardı. ben de bir anda ortaya çıkıp onun annesine her şeyi anlatıp ağlamaya başlıyordum. devamında neler olduğunu şu an pek hatırlayamıyorum ama bu rüya bana güç verdi. boğazımda bir yumruyla uyandım ve hiç düşünmeden annemin yanına gittim. bana şaşkınlıkla bakıyordu çünkü sararmıştım. en son ağzımı açtığımda şu söz çıktı ağzımdan: “anne… b**** var ya…” sesim titriyordu. annem hemen endişelendi, gözleri açıldı ve “eee!? ” diye merak dolu gözlerle bana baktı. bense hiçbir şey söyleyemeden ağlamaya başladım. annem sarıldı bana, sakinleşince anlattım olanları. elimi yüzümü yıkamamı söyledi. ben sakinleşip yanına döndüğümde annesine anlattığını, ona çok kızdıklarını söyledi. bu böyle mi olmalıydı anlamamıştım ama artık güvende hissediyordum. sonraki aile toplaşmalarına yine geldi, hiçbir şey yokmuş gibi. o kadar rahattı ki sanki hiçbir şey olmamıştı. ve işin en koyan kısmı herkesin onunla normal bir şekilde konuşmasıydı. kimlerin bilip bilmediğini bilmiyordum, hâlâ bilmiyorum ama bu olaya herkes sessiz kaldı. anneme söylediğim günden sonra 1 defa bile yüzüne bakmadım desem inanır mısınız? iğreniyorum ondan. asla bakamıyorum ve sesini duymaya tahammül edemiyorum. oysa benimle konuşmaya bile yüz buluyor. bi ara aydayla odamda konuşurken odama geldi ve kapıdan bir şey söyledi bana, bense kafamı bile çevirmedim, o da gitti. bir daha da konuşmaya çalışmadı. bu arada aklıma şimdi geldi, hiç babamdan bahsetmedim. ona söylenmedi mi diye soracak olursanız bilmiyorum ama söylemediler sanırım. çünkü babam ailenin en büyüğü ve en sinirlisi. böyle bir şey duysaydı eminim adam öldürmeden hapiste falan olurdu. şu an olmadığına göre ondan saklamışlar. evet çok uzun oldu yazı ama içimi dökmem gerekiyordu. aileme kızıyor olabilirsiniz ama ben kızmıyorum sanırım. çünkü başka ne yapabilirdi annem, babama belli etmeden; bilmiyorum. belki bunu söylediğim ve tüm bunlara rağmen sessiz kalan ailemi koruduğum için bana da kızabilirsiniz ama bu resmin sadece görünen yüzü. karanlık tarafları bilseydiniz, hak verirdiniz bana. o konuda da dolarsam bir gün gelir anlatırım hikayemi. ha bir de şu an 16 yaşındayım, şehrimin en iyi lisesindeyim ve her şeyi unutmuş gibi gösteriyorum herkese. ama bu hiçbir zaman unutamayacağım gerçeğini değiştirmiyor. tüm bunlara rağmen gerçekten iyiyim. hayatımda ona dair hiçbir şey yok, her şeyi çıkardım hayatımdan. benimle benzer hikayeler yaşayan milyonlarca insan olduğunu biliyorum ve en azından biri bile bunu okursa belki de kimseye söyleyemediği olayları anlatabilecek güce sahip olur. eğer böyle bir olay yaşadıysanız ya da yaşıyorsanız birilerine anlatmaktan çekinmeyin. anlatacak kimseniz yoksa buraya bile yazabilirsiniz. eğer kendinizde yeterli gücü bulamıyorsanız ve benim gibi size de bir işaret gönderildiğini düşünüyorsanız bundan güç alarak anlatabilirsiniz hikayenizi. buraya kadar okuyan varsa sonsuz teşekkür ederim. hepinizi gerçekten çok seviyorum. sevgiyle, sağlıkla ve güçlü kalın ve işaretlerle inanın 🙂  <3
Views:
991
Article Categories:
My Story Says

Bir cevap yazın