top of page

Kaçış Planı

ree

Bir planım vardı. Gerçekleşeceğinden, adımdan bile daha çok emin olduğum bir planım vardı. Her gece uyumadan önce, gerçekleşeceği günün hayalini kurduğum; her sabah uyandığımda aklıma gelen ilk şey olan bir plandı bu. "Kriz anında kendine hatırlat" türündendi. Geçtiğimiz son birkaç ayda bu planın tutmayacağını anladım. Yıllarca her gün bir bitkiyi sularsanız; sevginizi ve emeğinizi verirseniz, onun solması başınıza gelebilecek en kötü şeylerden biri haline gelebilir. Bana olan da buydu. Başıma gelebilecek en kötü şeyin gerçekleştiği hissiyatındaydım. Yeni bir plan yapamayacağımı, çünkü zaten yıllarca kurduğum bu planın kusursuz olduğuna körü körüne inanıyordum. "Kusursuz" planımın suya düşüşü, beni de yere düşürmüştü. En yakın arkadaşlarımdan biri, kriz anlarımda bana "plana sadık kal" derdi. Ve inanın, o plana sadık kalmak için elimden geleni yaptım. Ben plana sadık kalsam da, plan bana sadık kalmadı. Size planımın ne olduğunu söylemeyeceğim çünkü bu hissettiklerimi tek bir konudan ziyade pek çok konu için hissedebilirsiniz; ilişkiler, eğitim, iş, aile... Hepinizin planları vardır eminim ki. Ve içinizden bazıları o planlara benim kadar sıkı tutunuyor olabilir. Ama hayata dair biraz geç, biraz da sert bir dille öğrendiğim bir şey varsa o da, hayatın sahiden de biz planlar yaparken başımıza gelenlerden ibaret olduğudur. Bütün bu olanlara ve umduğum ile bulduğum arasındaki farklılıklara baktığımda çıkarabileceğim pek çok ders görüyorum. Ama bunlardan en neti sanırım işlerin çoğu zaman planladığımız ve de arzuladığımız gibi gitmeyecek oluşu. Bunu böyle söyleyince kulağa bir dersten ziyade, bir problem gibi geldiğinin farkındayım. Buradaki ders sanırım hayatta ezbere iş yapmamamız gerektiği. Hayatın bir sonraki hamlesini ön göremeyiz. Ve ezbere yaşamak da kendimize yapabileceğimiz en büyük kötülükmüş, bunu çok iyi anladım. İnişler de olacak, çıkışlar da. Yollar temiz de olacak, virajlı da. Mesele tüm bunlar olurken, bunlara uyup sağlayıp sağlamadığımız. Ezbere bir yaşam, dolu geçen bir yaşam değilmiş. İnsan, her adımını planlayamazmış. Planlasa da hayat buna izin vermezmiş. İnsanın yaşayarak öğrenmesi gerekiyormuş. Hayat bir cebir problemi değilmiş. Formüller ona sökmezmiş. Hayatı en küçük detaylarını hissederek yaşamak gerekiyormuş. Hayat plan yapanların kendini bir şey zannettiğini düşünüyormuş meğerse ve mutlaka, onların tekerine o çomağı sokuyormuş. Öyle yani dostlarım. Sürece güvenin. Bir kapının mutlaka bir yenisi açılsın diye kapandığını unutmayalım. Sizleri çok seviyorum. Sevgiyle ve sağlıkla kalın.

 
 
 

Yorumlar


© 2020 Petersays. Tüm hakları saklıdır.

bottom of page