Öğrenilmiş Çaresizliği Pusulaya Dönüştürmek
- Çağla Sude Karahan
- 12 Ara 2025
- 1 dakikada okunur

Öğrenilmiş çaresizlik... Özellikle genç yaşlarda dibe batıyormuş hissinin en büyük tetikleyicisidir. Bilmeyenler için Öğrenilmiş Çaresizlik, İngilizce adı ile “Learned Helplessness”, belli bir durumda sürekli olarak olumsuz tepki alma deneyimi sonucunda ortaya çıkan, başarısızlığı kökten kabullenme durumudur. Bu durumu yaşayan pek çok insan için karanlık bir mahzene tıkılmışlık ya da derin sularda boğulma hissidir bir diğer deyişle. Peki ya size o çaresizliği dönüştürebileceğinizi söylesem?
Şu anda bu duygu durum içinde olanlar bu yazıyı okurken “imkansız, çok zor, nasıl olacak o iş?” gibi şeyler geçirebilir içinden. Anlıyorum. Dipten çıkamayacağını düşünmek ya da ayaklarınızın bataklığın içine gömülmüş olduğu hissine kapılmış olmak çok zordur birey için. Ancak, neden öğrendiğimiz o çaresizliği hayat için bir pusulaya dönüştürmeyelim? Peyami Safa der: “Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır; zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.” diye hayatta tecrübenin ne denli kıymetli olduğunu anlatmak adına...
Tecrübe... İnsanı kendisi yapan şeydir... Tecrübeyle doğrularınızı bulursunuz, yanlışlarınızı keşfedersiniz, içinizdeki hazineyi görürsünüz. Kötü bir tecrübeniz süreklilik gösterdiğinde, önceden kapanmış olan kapının neden kapandığını düşünmemiz gerekir. O noktayı bulmak gerekir. Hatanın nerede olduğunu anlamak gerekir. O yüzden çaresizliğimiz çözüme giden yolun pusulasıdır. Eğer bir hareket, söz ya da fikir sürekli aynı tepkiyi topluyorsa; elbet vardır bir sorun. Ama bu kötü hissetmek için bir sebep değildir. Olmamalıdır. Bu, düşünmek için minicik bir hatırlatıcıdır.
Başa döndüğünüzde korkmayın. Henry Ford’un da dediği gibi:
“Başarısızlık, daha zekice başlama fırsatından başka bir şey değildir.”
Yani Peters diyor ki:
Hayat kısa, kuşlar uçuyor, tecrübe yeniden başlatıyor hayata...
Bugünlük benden bu kadar, esenlikle kalın.




Yorumlar